Haber ara

Aydınlık veya Karanlık mod
Politika

Türk Gazeteciler Çin Davetiyle Doğu Türkistan’da: Toplama Kampları Ziyaret Edilmedi

Türkiye’den farklı siyasi görüşlere sahip bir grup gazeteci, Çin’in resmi davetlisi olarak Doğu Türkistan (Uygur Özerk Bölgesi)’ne gitti. Ziyaretin amacı, Çin’in bölgedeki kalkınma ve güvenlik politikalarını yerinde göstermek ve Batı basınında yer alan insan hakları ihlali iddialarına karşı “resmi tez”i tanıtmaktı.

2025-09-05 01:03:12 | 2025-12-18 13:45:46

Türk Gazeteciler Çin Davetiyle Doğu Türkistan’da: Toplama Kampları Ziyaret Edilmedi Heyette Yer Alan İsimler Çin’in davetine katılan isimler, farklı ideolojik çevrelerden gelmeleriyle dikkat çekti: Mehmet Ali Güler – Cumhuriyet gazetesi yazarı Merdan Yanardağ – Tele 1 televizyonu sahibi ve gazeteci Yavuz Selim Demirağ – Yeniçağ gazetesi yazarı, TV100 yorumcusu Haluk Hepkon – Kırmızı Kedi Yayınevi sahibi Erkin Öncan – Eski Rus haber ajansı temsilcisi, Aydınlık çevresine yakın gazeteci Heyetin İlginç Yönleri ve İdeolojik Profil Bu davetin en dikkat çekici yönlerinden biri, katılımcıların çoğunun Türk Dünyası veya Doğu Türkistan ile doğrudan bir bağının olmaması. Katılımcılar ağırlıklı olarak sol, Avrasyacı ve Aydınlıkçı kesimlerden geliyor. Merdan Yanardağ, geçmişte Özgür Gündem gazetesi ile herhangi bir bağlantıya sahip değildir. Yanardağ, gazeteciliğe 1985’ten itibaren başlamış, Hürriyet, Sabah, Gündem, Güneş, Aydınlık ve Yurt gibi yayınlarda görev yapmış, 2011’de kurduğu Yurt Gazetesi’nde genel yayın yönetmeni olmuştur. Çin gezisi sırasında demokrasi vurgusu yapmasına rağmen, Çin’in otoriter sistemine yönelik olumlu söylemler kullandı. Yavuz Selim Demirağ, uzun yıllar Türkçü-milliyetçi bir yayın politikasıyla tanındı ancak son yıllarda Avrasyacı bir çizgiye kaymış durumda. Bu tablo, Çin’in davet politikasının ideolojik çeşitlilikten çok, Türkiye’deki milliyetçi ve demokrasi yanlısı söylemleri dengeleme ve alternatif bir anlatı oluşturma amacı taşıdığını gösteriyor. Baskı İddiaları Reddedildi Çinli yetkililer, ziyaret boyunca Uygurlara yönelik baskı ve soykırım iddialarının gerçeği yansıtmadığını savundu. Türk gazeteciler de yaptıkları açıklamalarda, bölgede gözlemledikleri durumun Batı medyasındaki yansımalarla örtüşmediğini belirtti. Ancak “toplama kampları”, ziyaret programına dahil edilmedi. Gazeteciler, bu kampları görmedikleri için herhangi bir değerlendirme yapmadı. Bu durum, Çin’in turu sıkı bir şekilde kontrol ettiğini ve bağımsız gözlemlerden kaçındığını ortaya koyuyor. Erkin Öncan’dan Dikkat Çeken Gözlemler Heyet içinde yer alan Erkin Öncan, belirlenen rotanın dışına çıkarak farklı gözlemler yaptı. Öncan, girişte turnike ve yüz tanıma sistemi bulunan bir mahalleyi görüntüledi. Çektiği görüntülerde şunlar dikkat çekti: Muhtarlıklarda online asistanlar, “İyi iş puanı” toplayanlara verilen hediyeler, TikTok videoları çekmek için özel stüdyolar. Bu gözlemler, Çin’in dijital gözetim sisteminin Doğu Türkistan’da gündelik yaşamın her alanına nüfuz ettiğini ortaya koydu. Çin Basınında Yer Alan Haberler Ziyaret, Çin basınında da geniş yer buldu. Ancak Çin medyasında Türk gazetecilerin isimleri açıklanmadı ve haberler tamamen resmi söyleme dayandı. Xinhua Haber Ajansı Doğu Türkistan'ın kalkınması, Çin'in başarı hikâyesini kanıtlıyor Guangming Online Türk gazeteciler, bölgedeki kültürel zenginlikleri deneyimledi Global Influence Operations (Bağımsız Analiz) Çin destekli medya turu sonrası Türk gazeteciler olumlu raporlar sundu Çin’in Stratejisi Uzmanlara göre Çin, bu davetlerle: Batı’nın “Uygur soykırımı” suçlamalarını zayıflatmayı, Türkiye kamuoyunda Çin yanlısı bir anlatı oluşturmayı, Farklı siyasi kesimlerden gazetecileri aynı mesaj etrafında birleştirmeyi, Türk milliyetçiliğini etkisizleştirmeyi ve Doğu Türkistan konusundaki duyarlılığı zayıflatmayı hedefliyor. Sonuç Bu gezi, Çin’in Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlali iddialarına karşı yürüttüğü propaganda çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Heyetin bileşimi, Türk Dünyasıyla bağı olan isimlerin dışlanarak, bunun yerine Çin politikalarını savunmaya yatkın figürlerin davet edilmesi açısından dikkat çekici. Toplama kampları gibi kritik bölgelerin ziyaret edilmemesi ise geziyi bağımsız bir araştırmadan çok kontrollü bir propaganda turu haline getirdi. Haber: Yücel Tanay