Haber ara

Aydınlık veya Karanlık mod
Gündem

Saraybosna'da Şüpheli Ölüm ve Cenaze Krizi: Uygur Tanık Ehmetcan Ehet’in Naaşı İki Aydır Morgda Bekletiliyor

Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da 30 Mayıs 2025 tarihinde hayatını kaybeden Uygur Türkü Ehmetcan Ehet’in ölümü ve cenazesinin hâlâ defnedilmemiş olması, hem Uygur diasporasında hem de insan hakları savunucularında ciddi endişelere yol açtı.

2025-08-04 18:41:34 | 2025-12-18 13:46:01

Saraybosna'da Şüpheli Ölüm ve Cenaze Krizi: Uygur Tanık Ehmetcan Ehet’in Naaşı İki Aydır Morgda Bekletiliyor Çin’in toplama kamplarında 2016-2021 yılları arasında öğretmen ve gözetmen olarak görev yapan, sonrasında ise Batı kamuoyuna tanıklık ederek Çin yönetimini ifşa eden Ehet, 2023 yılında Türkiye’ye sığınmış, ardından Avrupa’ya geçmeye çalışmıştı. Ancak 30 Mayıs 2025’te Saraybosna Üniversitesi Klinik Merkezi’nde hayatını kaybetti. Hastane yetkilileri ölüm nedenini "hastalık" olarak bildirirken, Çin'in Saraybosna Büyükelçiliği de “Ai Haiti” adlı vatandaşlarının yaşamını yitirdiğini ve ailesinin bilgilendirildiğini duyurdu. Ancak cenaze o tarihten bu yana morgda tutuluyor. Uygur aktivistlere göre Çin makamları, defin işlemlerini çeşitli gerekçelerle geciktiriyor ve Uygur sivil toplum kuruluşlarının cenazeyi İslami usullere göre defnetmesine izin vermiyor. “Ulusötesi Baskının Somut Göstergesi” Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği (ETHR) tarafından yapılan açıklamada, Ehmetcan Ehet’in ölümü ve naaşına yönelik tutum, Çin’in yurt dışındaki muhalif Uygurlara yönelik baskı politikalarının bir uzantısı olarak değerlendirildi. Açıklamada, Ehet’in Çekya Parlamentosu’ndaki tanıklığı ve Avrupa basınına verdiği demeçlerin ardından hedef haline getirildiği öne sürüldü. ETHR, Ehet’in cenazesi üzerinde Çin’in kontrol kurmaya çalışmasını “psikolojik bir baskı” ve “yaşayan tanıklara gözdağı” olarak nitelendirdi. Ayrıca, Çin’in cenazeyi sahiplenmesine rağmen bağımsız bir otopsiye izin vermemesinin şeffaflıktan uzak olduğunu vurguladı. ETHR'nin Talepleri ETHR, uluslararası topluma şu beş temel çağrıyı yaptı: 1. Olayın şeffaf ve bağımsız bir soruşturmaya tabi tutulması, 2. Naaşın İslami usullere göre defnedilmesine izin verilmesi, 3. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve uluslararası kamuoyunun sessiz kalmaması, 4. Çin’in ulusötesi baskı ve casusluk faaliyetlerine karşı devletlerin ortak mücadele etmesi, 5. Ev sahibi ülkelerdeki Uygurların güvenliğinin diplomatik ve yasal yollarla teminat altına alınması. Açıklamada ayrıca, İstanbul’da Çin için casusluk yapmaya zorlandığını açıklayan Yusuf Amat’a yönelik 2020 yılında düzenlenen silahlı saldırı örnek gösterildi. O saldırı sonucu felç kalan Amat, Çin’in yurt dışındaki tanıklara karşı yürüttüğü tehdit ve sindirme kampanyasının canlı örneklerinden biri olarak anıldı. “Bu Sadece Uygurların Değil, Küresel Vicdanın Sınavı” ETHR açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu süreç sadece Uygur halkının değil, insan haklarına duyarlı tüm uluslararası kamuoyunun ortak sınavıdır. Ehmetcan Ehet’in şüpheli ölümü ve iki ayı aşkın süredir süren cenaze krizi, küresel vicdanın suskun kalmaması gereken bir insanlık meselesidir.” Haber: Yücel Tanay