ZEUS TAPINAĞI GÜN YÜZÜNE ÇIKTI!
Antalya'nın Finike ilçesinde, Likya Uygarlığı'nın önemli kentlerinden Limyra Antik Kenti'nde ...
/** * Project: Oziwa * Author: Oğuzhan BÜYÜK * Year: 2024-2025-2026 */ ?>
Gazze Açlıktan Ölürken! İnsanlığın Susturulduğu Yer…
Dünya tarihinin en utanç verici sahnelerinden biri, şu an Gazze’de sahneleniyor. Perde kapanmıyor, ışıklar sönmüyor, alkış sesi yok… Sadece açlık, susuzluk ve ölüm var. Ve sessizlik. Koca bir dünyanın, koca bir vicdanın utanç verici sessizliği.
Son 24 saatte Gazze’de 5 Filistinli daha açlıktan hayatını kaybetti. Bunlar ne savaş meydanında, ne çatışma hattında öldü. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar… Sadece bir parça ekmek, bir yudum su ararken can verdiler. Gazze’de açlıktan ölenlerin sayısı 180’e ulaştı. 93’ü çocuk…
Bunlar artık birer sayı değil, insanlık suçunun kanlı vesikalarıdır.
İşgalci İsrail’in uyguladığı abluka, sadece bir askeri kuşatma değil. Bu abluka, doğrudan aç bırakma stratejisidir. İnsanların temel yaşam haklarını, en tabii ihtiyaçlarını; gıdayı, suyu, ilacı bilinçli bir şekilde engellemek, 21. yüzyılda göz göre göre soykırımın bir başka biçimidir.
Sadece açlıktan değil, hedef gözeterek yapılan saldırılarda da sivil kayıplar artıyor. Dün yemek ve su arayışına çıkan bir grup sivile yapılan saldırıda, 6 kişi daha şehit edildi. Gözünü kırpmadan çocukları, kadınları hedef alan bir zihniyetle karşı karşıyayız. İnsanlık, Gazze sokaklarında kurşunlanıyor.
Ve dünya…
Sözde medeni dünya…
Bu olup bitenlere karşı ne yapıyor?
Kınıyor.
Kınamakla yetiniyor.
Çünkü elini taşın altına koymak, çıkarlarını riske atmak istemiyor. “İnsan hakları” laflarını papağan gibi tekrar edenler, Gazze söz konusu olunca birden sessizliğe gömülüyor. Vicdanlarını raflara kaldırıyorlar. İkili standartlarıyla, ahlaki tükenmişlikleriyle, bir kez daha ifşa oluyorlar.
Ama sadece onları mı suçlayalım?
Ya biz?
Bu yüzyılda hâlâ insanlık adına konuşabildiğini düşünen bizler?
Gözlerimizin önünde bir halk açlıktan, yokluktan, bombalardan kırılırken, bizler sadece sosyal medya paylaşımlarına mı sığınıyoruz?
Bir dua, bir öfke dolu cümle, birkaç kınama ve sonra hayatımıza devam mı?
İşte bu yüzden diyoruz ki:
İnsanlık ölüyor. Hem de sadece Gazze’de değil. Kalbimizin sustuğu her yerde.
Görüp de susan herkes, bu katliamın sessiz ortağıdır.
Bu çağ, bir adalet terazisine değil, bir vicdan terazisine muhtaç.
Ama terazinin kefesi boş.
O boşlukta, bir çocuğun açlıktan çatlayan dudakları, bir annenin kollarında cansız yatan evladı, bir babanın çaresizlikten yumrukladığı duvarlar var.
Bu zulmü durdurmak için sesini yükseltmeyen her birey, bu vahşetin gölgesinde mahkûm olacak.
Bir gün, tarih bizi yargılarken, elimizde hiçbir mazeret kalmayacak.
Allah, bu gaflet ve dalalet uykusundan tüm insanlığı uyandırsın.
Apansız gelecek gazabından ve azabından hepimizi korusun.
Ama önce vicdanımızı uyandırsın.
Çünkü vicdan ölürse, insanlık mezarını kazmış olur.
Mehmet Alptekin
(04 Ağustos 2025)
Haber: Mehmet ALPTEKİN